VAHŞİ GÜZELLİK: SİRENLER

Sirenler birçok mitolojiye konu olmuş yarı insan yarı balık bazen de yarı kuş yarı insan olarak tasvir edilen yaratıklardır. Güzellikleri büyüleyici olmasına rağmen sanılanın aksine pek de dost canlısı değillerdir.

VAHŞİ GÜZELLİK: SİRENLER

Mitoloji pek çok eksantrik yaratığa ev sahipliği yapsa da hiç şüphesiz en çok dikkat çeken ve merak edilen Sirenlerdir. Altın saçları, uzun mükemmel balık kuyrukları, insanı büyüleyen güzellikleri ile kayalıkların üzerinde saçlarıyla oynayan kızlar gözünüzün önüne gelmiş olabilir. Rivayete göre aslında çok çirkin olan Sirenler söyledikleri muazzam şarkı sayesinde denizcilere güzel görünmektedir. Avlarını suya çektikten sonra suratları uzun, ince, köpek balığı benzer dişlerinin ortaya çıktığı söylenir. Genelde deniz kızları ile karıştırılırlar. Deniz kızı efsanesi pek çok denizcinin günlüğünde yer almaktadır. Bunlardan biri tarihin en bilinen denizcilerinden Kristof Kolomb’un günlüğünde deniz kızlarından bahsetmesidir. Kolomb deniz kızlarının yeşil, sarı veya kahverengi saçlı, oldukça çirkin olduklarını yazmıştır. Ancak yapılan araştırmalara göre denizcilerin deniz kızı olarak adlandırdığı şeyin deniz inekleri olduğu yönündedir. Deniz inekleri dipten yüzdükleri için bazen kafalarına yosunlar takılabilmektedir. Suyun yansıması ile bu yosunlar saç gibi görülebilmektedir. Efsanede ise deniz kızları; Sirenlerin daha iyi ve dost canlısı akrabalarıdır. Denizcilere yardım eden hatta yaralı olanların yaralarını tedavi eden bir ırk olarak kabul edilirler.

Sirenlerin adı ilk olarak Odyssey Destanında geçer. Odysseus ve mürettebatı gemiyle yolculuğa çıkmadan önce büyücü cadı Kirke tarafından Sirenler hakkında uyarılırlar. Destanda Kirke; kulaklarını balmumu ile kapatıp kendilerini geminin direklerine bağlamalarını söyler. Aksi takdirde hiçbir denizci muazzam siren şarkısına karşı koyamaz. Odysseus denileni yapar ancak mürettebattan sadece üç kişi kurtulabilir. Sirenlerin genellikle uçurum ve kayalıktan oluşan yerlerde yaşadıkları söylenir. Irk ırk ayrıldıkları düşünülen Sirenlerin en vahşi ve korkunç olanlarının derin su Sirenleri olduğu söylenmektedir. Bir rivayete göre ise Sirenlerin çağrısına bir ölümlü karşı geldiğinde ve kurtulduğunda Sirenler intihar eder. Sirenleri deniz kızlarından ayıran bir diğer özellik ise Sirenlerin çift kuyruklu olmalarıdır. Günümüzde bile pek çok denizci Sirenleri gördüğünü iddia etmektedir. Genellikle okyanusta batan gemilerden Sirenler sorumlu tutulmaktadır. Sirenleri oldukça güzel Lir çaldıkları da söylentiler arasındadır. Kendi krallıkları ve bir yönetim şekli olduğuna inanılan Sirenler genellikle 3-5 kişilik gruplar halinde avlanırken betimlenmişlerdir. Hemen hemen tüm mitolojilerde Sirenlerden bahsedilir. Bazıların su perileri olarak geçen Sirenler bazı mitolojilerde okyanusların etrafında uçan yarı kuş yarı kadın olarak betimlenir. Deniz adamları da bazı mitolojilerde yer almaktadır.

Günümüzde ismini Sirenlerden alan Sirenomelia adında nadir görülen bir hastalık vardır. Bu hastalıkla doğan bebeklerde cinsel organ bulunmaz ve bacakları birbirine yapışıktır. Doğumdan sonra genellikle bebek 1-2 gün içerisinde hayatını kaybeder. Ancak bu hastalıkla doğmasına rağmen mucizevi bir şekilde Brezilya’da bir bebek kurtulmayı başarmıştır. Belli operasyonlar sonunda hayatına normal bir şekilde devam etmektedir.